Anaplazmoz (Equine Granülositik Ehrlichiosis)

9 dk okuma
Son güncelleme: 2025-01-15
(0)
Bulaşıcı Hastalıklar

Atlarda anaplazmoz - Anaplasma phagocytophilum etkeni, kene ile bulaşma, klinik belirtiler (ateş, ödem, ataksi, peteşi), tanı yöntemleri, tedavi ve Lyme hastalığı ile ilişkisi.

Paylaş:

Veteriner Hekim Uyarisi

Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve veteriner tavsiyesinin yerini almaz.

Bu bilgiler veteriner muayenesinin yerini almaz. Supheli durumlarda mutlaka bir veteriner hekime danisin.

Anaplazmoz (Equine Granülositik Ehrlichiosis)

Equine Granülositik Anaplazmoz (EGA), atlarda Anaplasma phagocytophilum bakterisinin neden olduğu, kene aracılığıyla bulaşan akut bir enfeksiyon hastalığıdır. Eski adıyla "Equine Granülositik Ehrlichiosis" olarak da bilinen bu hastalık, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında kene aktivitesinin yoğun olduğu dönemlerde görülür. Tedavi ile prognoz mükemmel olmakla birlikte, tanınmadığında ciddi komplikasyonlara yol açabilir.


Etken

Anaplasma phagocytophilum

  • Sınıflandırma: Anaplasmataceae ailesi, Anaplasma cinsi
  • Eski adları: Ehrlichia equi, Ehrlichia phagocytophila
  • 2001 yılında taksonomik revizyon ile Anaplasma phagocytophilum adı altında birleştirilmiştir
  • Obligat hücre içi bakteri: Konak hücreleri olmadan çoğalamaz
  • Özellikle nötrofiller (granülositler) içinde yerleşir ve çoğalır
  • Hücre içinde karakteristik morulalar (bakteri kümeleri) oluşturur
  • Gram-negatif, küçük, pleomorfik kokobasil

Zoonotik Potansiyel

  • A. phagocytophilum insanlarda Human Granülositik Anaplazmoz (HGA) hastalığına neden olur
  • Aynı etken köpek, kedi, koyun, sığır gibi birçok memeli türünü de enfekte eder
  • Atlardan insanlara doğrudan bulaşma gösterilmemiştir
  • Ancak aynı kene vektörünü paylaştıkları için ortak risk faktörleri mevcuttur

Bulaşma

Vektör: Ixodes Keneleri

Birincil vektörler:

  • Ixodes scapularis (kara bacaklı kene) - Kuzey Amerika doğusu
  • Ixodes pacificus - Kuzey Amerika batısı
  • Ixodes ricinus (koyun kenesi) - Avrupa ve Türkiye
  • Ixodes persulcatus - Asya

Bulaşma mekanizması:

  • Enfekte kene, atı ısırdığında bakteri tükürük bezlerinden konak dokuya geçer
  • Bulaşma için kenenin en az 24-48 saat tutunmuş olması gerekir
  • Kenenin tüm aktif evreleri (larva, nimf, erişkin) bakteri taşıyabilir
  • Transstadyal geçiş: Bakteri kenede bir evreden diğerine aktarılır
  • Transovariyal geçiş (yumurtaya aktarım) gösterilmemiştir

Lyme Hastalığı ile Ortak Vektör

  • Ixodes keneleri aynı zamanda Borrelia burgdorferi (Lyme hastalığı etkeni) taşır
  • Aynı kene ısırığı ile her iki etken birden bulaşabilir (ko-enfeksiyon)
  • Babesia microti (babesiosis) de aynı kene tarafından taşınır
  • Ko-enfeksiyon durumunda klinik tablo daha karmaşık olabilir

Mevsimsel Dağılım ve Risk Faktörleri

  • İlkbahar (Nisan-Haziran) ve sonbahar (Eylül-Kasım): Kene aktivitesinin pik yaptığı dönemler
  • Ormanlık ve çalılık alanlar, yüksek otlu meralarda kene yoğunluğu fazladır
  • Geyik popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde kene sayısı artar
  • Nemli ve ılıman iklim koşulları kene yaşam döngüsünü destekler
  • Daha önce kene maruziyeti olan atlarda tekrarlayan enfeksiyon mümkündür

Patojenez

Enfeksiyonun Gelişimi

  1. Kene ısırığı ve inokulasyon (0. gün): Enfekte kene tükürüğü ile bakteri deriye girer
  2. Nötrofil invazyonu (1-5 gün): Bakteri dolaşımdaki nötrofillere invaze olur
  3. Hücre içi çoğalma (5-10 gün): Nötrofiller içinde morulalar oluşturur
  4. Bakteremi piki (7-14 gün): Kanda yüksek düzeyde enfekte nötrofil bulunur
  5. Bağışıklık yanıtı (10-21 gün): Antikor üretimi ve bakteri klirensinin başlaması
  6. İyileşme (14-28 gün): Klinik belirtilerin gerilemesi

İnkübasyon süresi: Kene ısırığından klinik belirtilerin başlamasına kadar 1-2 hafta

Nötrofil Fonksiyon Bozukluğu

  • Enfekte nötrofiller normal fonksiyonlarını yerine getiremez
  • Fagositoz, kemotaksis ve bakterisidal aktivite bozulur
  • Bu durum sekonder bakteriyel enfeksiyonlara yatkınlık oluşturur
  • İmmünosupresif etki geçici ancak klinik olarak önemlidir

Vaskülit ve Doku Hasarı

  • Enfekte nötrofillerin damar endoteline yapışması ile vaskülit gelişir
  • Vasküler permeabilite artar, ödem oluşur
  • Peteşi ve ekimozlar vasküler hasarı yansıtır
  • Trombositopeni (trombosit sayısında düşme) kanama eğilimini artırır

Klinik Belirtiler

Akut Form

Klinik belirtilerin şiddeti yaş, bağışıklık durumu ve enfekte edici bakteri yüküne göre değişir.

Genel belirtiler:

  • Yüksek ateş: 39.5-41.5°C (genellikle ilk ve en belirgin bulgudur)
  • İştahsızlık ve depresyon
  • Halsizlik ve egzersiz intoleransı
  • Ateş 1-9 gün sürebilir (tedavisiz)

Ödem:

  • Bacaklarda ödem: En karakteristik bulgulardan biridir
  • Özellikle distal ekstremitelerde (bilekler, kısrakların meme bölgesi)
  • Ödem genellikle dört bacağı birden etkiler
  • Karın altında ventral ödem
  • Prepusyal ödem (erkek atlarda)
  • Ödem piting (bastırınca çukur kalan) karakterdedir

Ataksi ve nörolojik bulgular:

  • Hafif-orta düzeyde ataksi (koordinasyon bozukluğu)
  • Arka bacaklarda güçsüzlük
  • Huzursuzluk veya relüktans (hareket etmede isteksizlik)
  • İleri olgularda belirgin denge bozukluğu

Kanama belirtileri:

  • Peteşi: Mukoz membranlarda (göz beyazı, diş etleri, burun mukozası) küçük nokta kanamalar
  • Ekimoz: Daha geniş alan kanama alanları
  • Epistaksis (burun kanaması) nadir
  • Trombositopeniye bağlı kanama eğilimi

Yaşa Göre Klinik Farklılıklar

Yaş GrubuKlinik Özellikler
Genç atlar (<3 yaş)Hafif ateş, minimal belirtiler, hızlı iyileşme
Orta yaş (4-10 yaş)Tipik klinik tablo: ateş, ödem, ataksi
Yaşlı atlar (>10 yaş)Daha şiddetli belirtiler, uzun iyileşme süresi, sekonder enfeksiyon riski

Komplikasyonlar

  • Sekonder bakteriyel enfeksiyon: Nötrofil fonksiyon bozukluğuna bağlı
  • Miyokarditis: Nadir ancak ciddi
  • Laminitis: Nadir
  • Distal ekstremite ödemi: Kronikleşebilir
  • Ko-enfeksiyon: Lyme hastalığı ile eş zamanlı enfeksiyon

Tanı

Kan Yayması (Morula Tespiti)

  • Periferik kan yaymasının Giemsa veya Wright boyası ile boyanması
  • Nötrofil sitoplazmasında morula (koyu mavi-mor boyanan inklüzyon cisimleri) görülmesi
  • Morulalar genellikle 1-5 mikrometre çapında, yuvarlak veya oval
  • En yüksek duyarlılık: Ateşin pik yaptığı dönemde (hastalığın 3-5. günleri)
  • Duyarlılık sınırlıdır; pozitifse tanıyı doğrular, negatifse dışlamaz
  • Deneyimli laboratuvar personeli gerektirir
  • Artefaktlarla karıştırılabilir

PCR (Polymerase Chain Reaction)

  • En güvenilir tanı yöntemidir
  • EDTA'lı tam kan veya buffy coat örneklerinden yapılır
  • Bakteri DNA'sını tespit eder
  • Yüksek duyarlılık (%90-98) ve özgüllük (%100'e yakın)
  • Erken dönemde (morula görülmeden önce) pozitif olabilir
  • Tedavi başladıktan sonra hızla negatifleşir
  • Sonuç: genellikle 1-3 iş günü

Serolojik Testler

IFA (İndirekt Floresan Antikor Testi):

  • Akut ve konvalesan serum örnekleri (10-14 gün arayla)
  • 4 kat titre artışı aktif enfeksiyonu doğrular
  • İlk örnekte antikor düzeyi düşük olabilir (henüz serokonversiyon olmamış)
  • Geçirilmiş enfeksiyonda titre yüksek kalabilir (aylar-yıllar)
  • Tek yüksek titre aktif enfeksiyonu kanıtlamaz

SNAP 4Dx testi:

  • Köpekler için geliştirilmiş hızlı test; atlar için valide edilmemiştir
  • Araştırma amaçlı kullanılabilir ancak klinik tanıda güvenilir değildir

Hematolojik Bulgular

  • Trombositopeni: Trombosit sayısında düşme (en tutarlı bulgu, <100.000/µL)
  • Lökopeni: Başlangıçta beyaz kan hücrelerinde azalma
  • Ardından lökositoz gelişebilir
  • Lenfopeni: Erken dönemde belirgin
  • Hafif anemi: Bazı olgularda
  • Karaciğer enzimlerinde hafif yükselme (GGT, AST)

Ayırıcı Tanı

HastalıkAyırt Edici Özellik
Lyme hastalığıTopallık ön planda, ataksi nadir, kronik seyir
Equine Infectious Anemia (EIA)Coggins testi pozitif, kronik anemi
Purpura hemorajikaStrangles öyküsü, immün-aracılı vaskülit
Equine Viral Arteritis (EVA)Viral etken, solunum bulguları
PiroplazmozBabesia/Theileria etkeni, hemolitik anemi
İmmün-aracılı trombositopeniOtoimmün, enfeksiyon yokluğu

Tedavi

Antimikrobiyal Tedavi

Oksitetrasiklin (IV):

  • Birinci seçenek tedavidir
  • Doz: 6.6 mg/kg IV, 24 saatte bir (günde tek doz genellikle yeterli)
  • Bazı kaynaklar 12 saatte bir uygulamayı önerir
  • Süre: 5-7 gün
  • Yavaş IV infüzyon olarak uygulanmalı
  • Tedavi yanıtı genellikle 24-48 saat içinde belirgin olarak görülür
  • Ateş düşmesi ilk yanıt göstergesidir

Doksisiklin (oral):

  • Doz: 10 mg/kg PO, 12 saatte bir
  • IV tedavinin ardından oral idame olarak kullanılabilir
  • Hafif olgularda tek başına oral tedavi yeterli olabilir
  • Süre: 7-14 gün
  • Özofagus irritasyonu riski; bol su ile verilmeli

Bilgi: Oksitetrasiklin tedavisine olan dramatik yanıt, bazen tanısal amaçlı da kullanılır (terapötik tanı). Ancak bu yaklaşım kesin tanı yöntemi olarak kabul edilmez.

Destek Tedavisi

  • Flunixin meglumin: 1.1 mg/kg IV veya PO, 12-24 saatte bir (ateş kontrolü ve analjezi)
  • Sıvı tedavisi: Dehidratasyon varsa IV izotonik sıvılar
  • Soğuk uygulama ve bandajlama: Bacak ödeminin yönetiminde
  • Kontrollü egzersiz: Ödem azaldığında hafif yürüyüş, lenfatik drenajı destekler
  • Boks istirahati (akut dönemde)

Trombositopeni Yönetimi

  • Trombosit sayısı çok düşük olgularda (<20.000/µL) kanama riski artar
  • Travmadan kaçınılması ve sakin ortam sağlanması
  • Antikoagülan ilaçlardan kaçınma
  • Ciddi kanama durumlarında taze tam kan transfüzyonu düşünülebilir
  • Trombosit sayısı tedavi ile genellikle 3-5 gün içinde normalleşir

Prognoz

Tedavi ile Prognoz

  • Mükemmel: Uygun tedavi ile mortalite çok düşüktür (%1'den az)
  • Tedavi yanıtı hızlıdır (24-72 saat)
  • Tam iyileşme genellikle 1-3 hafta içinde gerçekleşir
  • Kalıcı sekel bırakması çok nadirdir
  • Atlar genellikle eski performans seviyelerine dönerler

Tedavisiz Prognoz

  • Çoğu at tedavi almadan da kendiliğinden iyileşir (2-4 hafta içinde)
  • Ancak tedavisiz dönemde sekonder enfeksiyon riski artar
  • Yaşlı atlarda komplikasyon oranı daha yüksektir
  • Nadir durumlarda ölüm bildirilmiştir

Bağışıklık

  • Geçirilen enfeksiyon uzun süreli ancak tam olmayan bağışıklık sağlar
  • Tekrarlayan enfeksiyonlar mümkündür ancak genellikle daha hafif seyreder
  • Aşı mevcut değildir

Korunma

Kene Kontrolü

Atların korunması:

  • Permetrin bazlı kene kovucuların düzenli kullanımı
  • Topikal spot-on preparatlar veya spray formülasyonlar
  • Kene kovucu özellikli sineklik battaniyeleri
  • Günlük vücut kontrolü ve kenelerin erkenden çıkarılması
  • Kenenin çıkarılmasında: düz uçlu pens ile deriyi sıkıştırmadan, yavaş ve sabit çekiş

Çevresel kontrol:

  • Meraların düzenli biçilmesi (kısa ot kene habitatını azaltır)
  • Çalılık ve ormanlık alanların meraların kenarından temizlenmesi
  • Geyik ve yabani hayvanların mera erişiminin sınırlandırılması
  • Meralarda yaprak döküntülerinin temizlenmesi
  • Kene yoğunluğunun fazla olduğu dönemlerde mera rotasyonu

İzleme

  • Kene mevsiminde atların günlük olarak ateş kontrolü
  • Özellikle Ixodes kenelerinin yoğun olduğu bölgelerde dikkatli takip
  • Ateş, bacak ödemi veya halsizlik gibi belirtilerde hemen veteriner hekime başvurulması
  • Ko-enfeksiyon olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır (Lyme, babesiosis)

Sonuç ve Öneriler

Equine Granülositik Anaplazmoz, kene ile bulaşan ancak tedavi edildiğinde prognozu mükemmel olan bir hastalıktır. At sahipleri ve bakıcılar için temel öneriler:

  • Kene korunması en etkili önlem yöntemidir; düzenli kene kovucu kullanımı ve günlük vücut kontrolü ihmal edilmemelidir
  • Kene mevsiminde (ilkbahar ve sonbahar) ateş, bacak ödemi veya halsizlik gelişen atlarda anaplazmoz düşünülmelidir
  • Erken oksitetrasiklin tedavisi hızlı ve tam iyileşme sağlar
  • Kan yaymasında morula görülmesi tanıyı doğrular, ancak görülmemesi dışlamaz; PCR kesin tanıda tercih edilmelidir
  • Lyme hastalığı ile ko-enfeksiyon olasılığı unutulmamalıdır; her iki hastalık aynı kene tarafından taşınır
  • Tedavi ile prognoz mükemmeldir; çoğu at tam iyileşme gösterir
  • Trombositopeni nedeniyle kanama riskine dikkat edilmelidir
  • Yaşlı atlar daha şiddetli belirtiler gösterebilir ve daha yakın izlem gerektirir

Bilgi: Anaplazmoz, atlarda kene kaynaklı hastalıklar arasında tedaviye en iyi yanıt veren hastalıklardan biridir. Anahtar, erken tanı ve zamanında oksitetrasiklin tedavisinin başlatılmasıdır.

Paylaş:


Yorumlar

Yorum Yap